Hamilelik Günlüğü – 33. Hafta

33. hafta ofiste çook yoğun bir haftaya denk geldi. Yine hamile olduğumu unutmak durumunda kaldığım zamanlardan oldu. Aslında iyi de oldu, çünkü her gün yapmaya img_9181çalıştığım yürüyüşlere rağmen artık belim sinyal vermeye başladı. Fazla ayakta kalınca, çok yorulunca hemen belime vuruyor. Bu hafta ofiste o kadar kendimi düşünecek vaktim yoktu ki bel ağrılarımın bile anca gece yatağa girince farkında varabildim. Neyse ki başladığı gibi hızlıca biten bir hafta oldu. Bundan sonra sanırım biraz daha fazla dinlenmeliyim. Daha çabuk yorulan ve hemen nefes nefese kalan vücudum bana dinlenmem için uyarı veriyor. Bense gündüz ofiste, akşamda evde Deniz’le sürekli sağa sola koşturuyorum.

Aslında içten içe bu hareketlilikten memnunum, çünkü hantallaşmadım. Deniz’e hamileyken her ihtiyacım olduğunda o kadar çok dinleniyordum ki özellikle sonlara doğru çok hantal olmuştum. İşten annemlere gelip yatıyordum. Yemek saatinde Serkan da işten gelmiş oluyordu, yemeği onlarda yedikten sonra kendi evimize geçiyorduk ve televizyonun karşısında yatmaya devam ediyordum. Şimdiyse Deniz olur da odasında oyun oynamak istemez ve çizgi film izlemek isterse mutluluktan havalara uçuyorum çünkü ancak bu şekilde popomu koltuğa koyup da azıcık dinlenebiliyorum.

Bu hafta Can sapıyla birlikte kocaman bir kereviz kadar olmuş. Artık uyanıkken gözlerini açık tutuyormuş ve de ışığı ve karanlığı algılayabiliyormuş. Bu haftanın sonunda yaklaşık 42 cm ve 2000 gram kadar olacakmış. Bir de artık kendi bağışıklık sistemine sahipmiş. İnsan gerçekten bazen inanamıyor. Benim vücudum nasıl bir bebek yaratabiliyor diye düşünmeye kalkınca kafayı yemek işten bile değil.

Bu hafta ofisteki bir arkadaşımın ikizlerinden kalan ve çok az kullandığı Mothercare beşiklerden birini almaya gittik. Aslında annemler Deniz’e aldıkları gibi Can’ın da karyolasını almak istediklerini söylemişlerdi ama karyolanın yanısıra yatağımın hemen yanına koyabileceğim bir beşik fikri çok pratik geldi. Chicco’nun Next 2 Me yataklarının fiyatını görünce “topu topu 5 ay kullanacağımız bir yatağa bu kadar para vermeye gerek yok” demiştim. O yüzden arkadaşım beşiğini satmak istediğini söyleyince hemen “ben talibim” dedim. Böylece minik bir beşiğimiz oldu. Şimdi onun boyutuna uygun nevresim takımı almamız gerekiyor. Onu da karyola siparişi vermeye gittiğimizde hallederiz artık 🙂