Hamilelik Günlüğü 19. ve 20. Haftalar

19. Haftayı eğitimde geçirdim. Eğitimin iki günü de Sefaköy’deki Supsan motor parçaları fabrikasında olduğu için benim adıma bayağı zorlu geçti. Hava da fabrikanın içi de çok sıcak olduğu için özellikle üretimde geçen sürelerde epey zorlandım ama onun dışında işten çıkıp da otel odasındaki kocaman yatakta tembellik yapabilmek inanılmaz keyifliydi. Bu arada ilk defa Wyndham otel zincirlerinin birinde kaldım ve ba-yıl-dım. Odam inanılmaz konforluydu ve dekorasyonunu da çok sevdim. Otelden çıktığın anda bir hiçliğin ortasındasın ama o da bir Yenibosna/Güneşli gerçeği, otel ne yapsın. Bir akşam otelin altındaki Köşebaşı’na yemeğe gittik ve ete doyduk. Kendime sipariş ettiğim beytiyle yetinmeyip, arkadaşlarımın tabaklarındaki ali naziklerden ve çöp şişlerden de bolca tattım. Odaya döndüğümde patlamak üzereydim. Bizim ufaklık da ete düşkün olacak sanırım, o akşam hiç ama hiç durmadı. Kıpır kıpır, sürekli hareket etti.

Eğitim cuma öğlene doğru bitti. Ancak diğer seferlerin tersine bu sefer koşa koşa adaya dönmedim. Eğitim Sefaköy’de olduğu için eve çok yakındım. Serkan beni gelip aldı, önce Koçtaş’a gidip duşakabin ve mutfak için yeni bataryalar aldık. Sonra valizimle birlikte beni eve bırakıp işe geri döndü. UntitledHamilelere hamileliklerinin son döneminde geldiği söylenen “nesting” (yuva yapma) içgüdüsünün bana biraz erken geldiğinden şüpheleniyorum. Kafayı eve taktım. Aldım elime kağıt kalemi, başladım değiştirmek/yenilemek istediğim şeyleri yazmaya. O gün iki farklı yerden evin tüm pimapen, pencere ve panjurlarını değiştirmek için fiyat aldım. Koçtaş’tan aldığımız yeni bataryaları taktırdım. Serkan’ın birikmiş tüm çamaşırlarını yıkadım. Ikea’dan almak üzere ne kadar tutacağını düşünmek istemediğim uzuuuuun bir liste yaptım. Elimden gelse daha neler neler yapacağım ama hem vakit olarak hem de maddi olarak sınırlarımı zorlamış haldeyim. 5 Eylül haftasına da şirketten izin aldım. Adadan taşınırken hem detaylı bir temizlik yaptırmak istiyorum; hem de pimapenlerin takılması, Ikea alışverişi gibi detayları kafam rahat halletmek istiyorum.

Cuma akşamı ancak Yeşilköy motoruyla adaya dönebildim ve bütün akşam Deniz’le ilgilendim. Sahilde beni görünce iskeleye koşuşunu hayatım boyunca unutamam herhalde. Neyse ki bu eğitimlerin sonuna yaklaştık. Yalnızca Ekim ayında bir adet eğitimim kaldı. Sonrasında bu kadar uzun ayrılıklar olmaz diye umuyorum. Serkan da bir sürpriz yapıp hem Cumartesi hem de Pazar bizimle adada olunca 19. hafta yazısı iyice gecikti. Ben de o yüzden 19 ve 20. haftaların yazılarını bu şekilde birleştirmeye karar verdim.

19. haftada oğlumuz bir mango kadarmış, 20. haftaya geldiğimizde ise artık 15 cm’lik bir muz büyüklüğüne geldi. Bu cuma günü 20. haftayı bitirirken, aynı ikili testte olduğu gibi detaylı ultrason için yeniden Özlem Hanım’a gideceğiz. Ondan iki hafta sonra da kendi doktoruma rutin kontrole gideceğiz. Şeker yüklemesi testinin de bu dönemlerde yapıldığını hatırlıyordum ama Akasyaana’nın şu videosunda izlediğim üzere 24-28. haftalarda yapılıyormuş. Yani o tatsız test için daha vakit varmış.

Artık yavaş yavaş doğuma hazırlık kurslarını da araştırmak istiyorum. Emirgan’daki DO-UM nispeten daha uzak olduğu için Nişantaşı’ndaki İstanbul Doğum Akademisi’nde karar kıldık. Ay sonuna doğru onları arayıp Eylül ve Ekim ayında organize edecekleri kursların tarihlerini soracağım. Serkan’ın da uygun olabileceği bir haftasonu için şimdiden kayıt yaptırmakta fayda var. IDA’nın program içeriğini de çok beğendim. Özellikle “Babalara doğumda destek” eğitiminin çok faydasını göreceğimize inanıyorum, çünkü babalar ne kadar hevesli ve yardıma hazır olurlarsa olsunlar (ki ben bu konuda gerçekten çok şanslı olduğuma inanıyorum) konudan aslında o kadar uzaklar ve bilinçsizler ki, eğitime gerçekten ihtiyaçları oluyor.

Hamilelik Günlüğü 18. Hafta

18. Hafta hamilelik günlüğü açısından çok durgun geçti. Hafta sonu Çınarcık’a Serkan’ın anneannesini ziyarete gittiğimiz için hamile yogasını yine yapamadık. Sonrasında Pazartesi ve Salı günleri için işten izin almıştım. Adada Deniz’le keyif yaptık. Sahile gittik, birlikte yüzdük, pazara gidip alışveriş yaptık, mozaik pasta yaptık (bisküvileri kırma görevini ona vermenin yanlış bir karar olduğunu beşinci dakikada bisküvilerin kırılmak yerine yendiğini görünce anladım), çok ama çok eğlendik.

Bu aralar iki kez tansiyonum düştü. IMG_6501İkisinde de koltuğa yığıldım ve ölçtüğümüzde 9’a 5 olduğunu gördük. Deniz’e hamileyken de normalde 12’ye 8 olan tansiyonum hamilelik boyunca 10’a 6 olmuştu. Bu seferki kontrollerde de hep 10’a 6 çıkıyor. Ama 9’a 5 kadar hiç düşmemişti. Bir sonraki doktor kontrolünde doktora sormak üzere notlarımın arasında aldım. Bu arada Temmuz ayında Deniz’in 2 yaş Hepatit A aşısı için sağlık ocağına gittiğimizde, benim de tetanoz aşısı yaptırmam gerektiğini söylemişlerdi. Deniz’e hamileyken böyle bir şeyi hiç duymadığım için şaşırdım. Onu da kendi doktoruma sormak için notlarımın arasına almıştım ve geçen haftaki muayenede sordum. Eğer istersem yaptırabileceğimi, bir yan etkisinin olmadığını söyledi. Açıkçası çok da araştırmadım ama olmamaya karar verdim. İlk hamileliğimde de olmamıştım. Şimdi de riskli olmasa bile hamileyken aşı yaptırmak çok korkutucu geliyor. O yüzden bu konuyu da kader kısmet diyerek, hamilelik boyunca düşünülmeyecek şeyler listesine aldım bile.

Bu hafta oğlumuz bir enginar kadar olmuş. Sadece enginarın zeytinyağlısını yaptığımız etli kısmı düşünülmesin tabi, fotoğrafta yapraklarıyla sapıyla kocaman bir enginar var. Bu arada benim göbeğim de bu hafta hop diye dışarı çıktı. Artık karşılaştığım insanlar hamile olduğumu hemen anlıyorlar. Şimdiye kadar haberi olmamış olanlar bayağı şaşırıyorlar hatta.

Bebişin hareketleri hala çok sınırlı sayıda. O yüzden bir an önce haftaların geçmesini ve tekmelerle hıçkırıklara kavuşmayı bekliyorum. Bir yandan da bu yolculuğun neredeyse yarısına geldiğimize inanamıyorum. 19, 20, 30, 35 derken birden kış gelecek ve doğum, lohusalık, emzirme bu hengamenin hepsi yeniden başlayacak. Üstelik bu sefer bir de evde iki buçuk yaşında bir abla olacak. Bakalım o zorlu gün ve gecelerin üstesinden bu sefer nasıl geleceğiz ?

Hamilelik Günlüğü 17. Hafta

17. Hafta doktor kontrolü ile başladı. Doktorun odasına girmeden tartıldım ve hamileliğimin başından beri 2,5 kilo vermiş olduğumu görünce mutluluktan havalara uçtum. IMG_2638.2Serkan doktora bunun tehlikeli olup olmadığını sorduğunda, doktor “tabi düşük bir kiloda hamile kalmış olsaydık korkabilirdik, ama bizim kilomuzda bu gayet sağlıklı bir durum” deyince “bu doktor bana şişko mu dedi?” diye bir an düşünmedim değil ama sonra ultrason tarafına geçince heyecanım tekrar doruğa çıktı. Bebeğimizi görüp, kalp atışlarını da dinleyip rahatladıktan sonra dayanamadım ve cinsiyeti görüp görmediğimizi sordum. Doktor “E gördük bile çoktan, erkek geliyor” deyince çok mutlu olduk. İçten içe iki kız kardeş olmaları için kız istiyor olsam da, Serkan ve ben hem kız çocuğu hem erkek çocuğu deneyimleyebileceğimiz için mutlu oldum. Zaten aslında gerçekten sağlıklı olduktan sonra cinsiyetin hiçbir önemi yok evet; ama bunu bile bile insan yine de heyecanlanmadan edemiyor. Şimdi bir an önce mavili yenidoğan kıyafetleri almak istiyorum. Neyse ki adadayız da kendimi çılgın alışverişlerden uzak tutabiliyorum.

Doktorun masasına geri döndüğümüzde doktorumuz, perinatolog Özlem Hanım’ın da görüp ilettiği gibi (bize bir şey söylememişti, yalnızca doktora iletmiş) plasentan biraz aşağıda dedi. Ama IMG_1574.2merak edilecek bir şey yok, henüz çok erken, yukarı çıkacaktır diye de ekledi. Ben tabi doktordan çıkar çıkmaz google’da türkçe ve ingilizce placenta previa hakkında okumadık yazı bırakmadım ve moralim inanılmaz bozuldu. Malum plasenta bu şekilde aşağıda olursa normal doğum yapmıyorlar çünkü yaşanabilecek olan kan kaybının hem annenin hem de bebeğin hayatını tehlikeye attığı biliniyor. Birden bu yüzden yine sezaryen olmam gerekecek diye çok ama çok üzüldüm. Sonra doktorumu dinleyerek endişelenmemeye karar verdim. Internetten okuduğum kadarıyla 24-26.haftalara kadar yukarı çıktığı çok oluyormuş. O yüzden arkama yaslandım ve düşünmüyorum. Bence o plasenta yukarı çıkacak ve her şey çok güzel olacak!