Haftalık Aktivite Önerisi: Pazar Alışverişi

Ailecek yaz kış meyve, sebze ve balık alışverişimizi pazardan yapmaya gayret ediyoruz. Ben çocukluğumdan beri pazara gittiğim için pazar atmosferini de ayrıca çok seviyorum. Migros ve benzeri süpermarketlerde hiç bulamadığım bir sıcaklık var pazarlarda. Bolluk, bereket ve ucuzluk da cabası. Iphone 21.06.15 210Deniz’i de ilk kez 10 aylıkken adadaki pazara götürmeye başladık. 19 Mayıs tatili Salı’ya denk geldiği için ben de evdeydim ve böylece çok sevdiğim Kınalıada pazarının da sezonunu birlikte açmış olduk. Sonrasında yaz boyunca Deniz her hafta mutlaka anneannesiyle pazara gitti. O yüzden de adadaki pazarcıların göz bebeği oldu. Mutlaka elinde bir meyve veya salatalık ve üzerinde bir sürü lekeyle (örnek: karadut!) eve dönüyordu.

Iphone 21.08.15 309

Iphone 13.08.15 120 Iphone 13.08.15 124Yaz bitip de kışlığa taşınınca Deniz’i bu keyiften mahrum etmek istemedim ve biz de Pazar günleri kurulan Merter pazarına gitmeye başladık. Hem eve çok yakın hem de annemin eczanesinin Merter’de olmasından dolayı tüm pazarcıları çocukluğumdan beri tanıyorum. 845O yüzden de her hafta en taze balıkları yiyerek en taze meyve ve sebzeleri alabiliyoruz. Bir süre sonra Deniz bizim pazar arabasına sulanmaya başlayınca Imaginarium’dan ona da boyutuna uygun bir pazar arabası aldık. Şimdi her hafta arabasını çeke çeke pazara gidiyor ve bol bol meyve yiyor. Pazarda Deniz’i o kadar çok seviyorlar ki her tezgahta mutlaka eline yemesi için bir şey sıkıştırıyorlar. O da bir sağa bir sola koşturup gördüğü her değişik şeyi tatmak/denemek istiyor. Olur da yağmurlu bir hava olup Deniz’i yanımızda götürmezsek mutlaka her tezgahtan azar işitiyoruz.

Iphone 16.12.15 874

Şimdi kış sona doğru yaklaşıyor ve biz de dört gözle adaya taşınacağımız zaman için gün sayıyoruz. Yine Merter Pazarı’na bir sonraki kışa kadar hoşçakal diyerek Kınalıada Pazarı’na gitmeye başlayacağız.

Bu pazar gezileri sayesinde Deniz farkında olmadan hem meyve ve sebzeleri tadıyor hem de öğreniyor ve seviyor. Biraz büyüdükçe yavaş yavaş o aldığımız ürünlerle yemek yapma aşamasına da katıldıkça daha da çok keyif alacağına eminim. Bu yaz barbunya ayıklamaya yardım edebilecek kadar büyümüş olacak mesela. Böyle böyle alışarak yemek seçmeyen bir çocuk olmayacağını umut ediyorum.. Çünkü çocuklar kendileri yaparak öğrendikleri şeyleri reddetmeye daha az meyilli oluyorlar ve keyif alarak öğrendiklerinde daha mutlu oluyorlar.
Iphone 16.12.15 879

Çocuklulara Mekan Önerisi: A Plus Mado

IMG_3877Dün sabah Deniz’in adadan arkadaşı Alis ve annesi Aylin’le Ataköy A Plus Mado’da kahvaltı için sözleşmiştik. AVM’nin 10’da açılıyor olmasına rağmen Mado kapılarını kahvaltı servisi için 08.30’da açıyormuş. Böylece çocukları aç aç bekletmek zorunda kalmadık ve 9’da Mado’da buluştuk. Deniz’e az pişmiş bir rafadan yumurta, Alis’e de sucuklu yumurta istedik. İkisi de bayıla bayıla kahvaltılarını ettiler. Biz de sohbet muhabbet kahvaltımızı edip çaylarımızı içtikten sonra eşyalarımızı masada bırakıp, Mado’nun içerisinde bulunan çocuk oyun alanına gittik. Kızların ayakkabılarını çıkartıp, kendi ayaklarımıza da birer galoş geçirdikten sonra içeriyi keşfetmeye başladık. Çocuklara gerçekten çok büyük bir alan ayırmışlar. Girince sol tarafta çok uzun bir çocuk masası ve etrafında çocuk sandalyeleri var. İsteyen oturup masadaki veya etraftaki oyuncaklarla oynayabiliyor. İsteyen boyama kitapları ve kalemlerle resim yapabiliyor. Resim yapan çocukların resimlerini de ayrıca isimleriyle cama asıyorlar. Deniz henüz resim yapmaktan anlamadığı için onun resmi olmadı, ancak Alis’in boyadığı sayfayı sergideki diğer resimlerin yanına astılar. IMG_3881 IMG_3887 IMG_3899Girişten sağa doğru gidince ise devasa bir oyun alanı var. Bu alanda çok büyük bir kaydırak, kocaman bir kara tahta (ve tabii rengarenk tebeşirler), bir oyuncak mutfak seti ve bir de oyuncak tamir seti var. Ayrıca duvara monte edilmiş büyük bir abaküs ile yine duvara monte etrafında renkli bir çerçevesi olan bir ayna var. Deniz tabii ki en çok kaydırağı beğendi ve belki 40 kere tırmanıp kaydı. Henüz tek başına tırmanamadığı için ben de sürekli peşinde ona yardımcı olarak koşmak durumunda kaldım. Kahkahalar ata ata saatin nasıl geçtiğini anlamadık. Deniz artık yorgunluktan, kaydıraktan kayarken bile esnemeye başlayınca saate baktım ve 12 olduğunu gördüm.

IMG_3885 IMG_3892 IMG_3894 IMG_3900

Oyun alanındaki ablalara teşekkür edip çıktık ve masamıza döndük. Biz anneler birer kahve içerken Alis’e de bir pasta söyledik. Deniz henüz şeker ve şeker katkılı hiçbir şey yemediği için ona da pastanın yanında ikram olarak gelen muzu yedirdim. Hesabı ödeyip kalktık ve eve döndük. Eve dönüş yolunda Deniz’in yorgunluktan gıkı çıkmadı. Taksiden indiğimizde normalde hep kendi yürümek isteyen kız, kucağımda sessiz sakin bekledi. Eve gelip bir kase çorba içtikten sonra da jet hızıyla uyudu.

Aslında A Plus’taki Mado açılalı bayağı oluyor, ancak ben o kadar kez önünden geçmeme rağmen hiç girmemiştim. İçerisinde bir çocuk aktivite alanı olduğunu da bilmiyordum. Hem ben hem de Deniz o kadar beğendik ki, en kısa zamanda tekrar gideceğimize eminim. Muhtemelen Pazar günleri çok daha kalabalık oluyordur ama bence yine de çocuklar için gitmeye değer.

Hızlı Eminönü Turu – Oyuncak ve Kitap Alışverişi

Deniz 9 aylıkken Mothercare’den ona bir top havuzu almıştık. Ancak içerisinden çok az top çıkmıştı. O yüzden ek 100 tane daha top almıştık ancak onlar da benim gözüme az gözüktü. Bana top havuzu dendiği zaman aklıma hala biz küçükken Galleria Alışveriş Merkezi’nin içerisindeki Fame City’de yer alan kocaman top havuzu geliyor. Artık yaşım büyüdüğü zaman bile annemlerin “kardeşine mukayyet olacak” ricasıyla giriyordum ve çok ama çok eğleniyordum. O top havuzunda eğlendiğim zamanları hiç unutamıyorum. O yüzden uzun zamandır evdeki küçük top havuzumuza çok daha fazla top almak istiyordum. Geçen gün internette biraz baktım ama hem internette yazan boyutlardan (7 cm – 9 cm,vb.) bir şey anlamadım hem de o plastik topların fiyatları gözüme pahalı gözüktü. O yüzden iş yerime de yakın olduğu için öğle arasında Eminönü’ne gidip bakmaya karar verdim.

Dün öğle yemeğini erkenden yiyerek hemen otobüsle kendimi Eminönü’ne attım. Hava da şansıma çok güzeldi. Mısır Çarşısı’na girmeden sağ tarafa doğru yönelince, Hamdi Restaurant’ın da olduğu Kalçin Sokak’ta yanyana iki büyük oyuncak dükkanı var: Ekincioğlu Oyuncak ve Toys&Toys. İkisi de o kadar büyük ve çeşit çeşit ki ikisinin de her katını gezmeye vaktim olmadı. Ekincioğlu’nun kapısında zaten hemen aradığım topları internette bulduğumdan çok daha ucuza buldum ve hemen 100 tane daha aldım. Deniz’in mutfağı için de henüz oyuncak sebze ve meyve alamamıştım. Toplarla kasaya giderken bir oyuncak alışveriş sepeti’yle birlikte satılan bir meyve&sebze seti gördüm. Dayanamadım onu da aldım. Koskocaman bir torbayla mağazadan çıktığımda vaktimin çoğunu da harcamıştım. Oradan ayrıldıktan sonra Mısır Çarşısı kalabalığına girmeden hızlı adımlarla Türkiye İş Bankası müzesine gittim.

ibm

Türkiye İş Bankası Müzesi 2007 yılında açılmış. Müze 1890 yılında yapımına başlanmış olup, 1892 yılında kullanılmaya başlayan Eski Postane binasını kullanıyor. Daha binaya girer girmez hayran oldum. Çok ama çok güzel. Bunca sene hep önünden geçip hiç içine girmemiş olmama da çok şaşırdım. Binaya girdikten ve güvenlikten geçtikten sonra hemen soldaki İş Bankası Kültür Yayınları kitaplarının satıldığı minik kitabevine girdim. Çocuk kitaplarının hepsinde 3 al 2 öde kampanyası olduğunu duymuştum ve Deniz’e birkaç yeni kitap almak istiyordum. O kadar güzel ve çeşitli kitaplar vardı ki gerçekten seçmekte çok zorlandım. Kendimi kaybedip de bütün kitapları almamak için kendime 3 kitap hedefi koydum. Uzuuuuun uzun incelemelerden sonra da Müzikli Kitap Benim Şarkım, Kim Möö Der? ve Minicik Kedicik Kıvırcık Kuzu kitaplarını aldım. Aslında İş Kültür Yayınları’nın Hareketli Kitaplar Serisi‘ni de çok beğeniyorum; ancak bizim evde bu şekilde hareketli çok kitap olduğu için biraz tekrar olacaktı. O yüzden o seriden ne yazık ki hiçbir kitap almadım.

IMG_3782 IMG_3783 IMG_3792

Ofise döndüğümde çocuklar kadar şendim. Eğer aldıklarımın hepsini dün eve götürseydim, Deniz hangisiyle oynayacağını şaşıracak ve eminim bazısı gözünden kaçacaktı. O yüzden kendimi tutarak sadece alışveriş sepetiyle meyve ve sebze filesini eve götürdüm. Deniz de bütün akşam mutfağıyla oynadı. Yemek pişirip durduk. Kitapları da hemen götürmemek için kendimi çok zor tutmam gerekecek ama ilerleyen zamanlarda tek tek götürmeyi düşünüyorum. Tabii bu sırada Eminönü tarafına tekrar gittiğimde yeni yeni şeyler de almamam gerek. Şimdi birkaç gün dayanıp bu sefer topları götüreceğim ve evdeki top havuzunu hayalimdeki Fame City top havuzuna çevirmeye çalışacağım. Artık bu 100 top da yetmezse direkt 500’lük paketlerden alabilirim.